MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ...'ın, bir muhasebecinin yanında eleman olarak çalıştığı halde etraftaki kişileri yanıltacak şekilde emeklilik ve sigorta işlemlerini yapma hususunda yetkisi olduğu yönünde izlenim ve intiba uyandırdığı, bu çerçevede “muhasebe direktörü ... “şeklinde makbuzlar bastırdığı, akabinde bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığı katılan ...'dan kendisini emekli edeceğini söyleyerek 10.000 TL para aldığı, bu paraları aldığına dair de isminin yazılı olduğu makbuzlardan verdiği, daha sonra katılandan aldığı paraları emeklilik işlemleri için kullanmayıp kendi ihtiyaçları için harcadığı ve katılana gerçek olmadığı halde sigorta priminin yatırıldığına dair sahte banka dekontu verdiği, sanığın bu şekilde başka bir kişiden de para alarak emeklilik işlemlerini yapmadığını duyan katılanın sigorta primlerinin yatırılıp yatırılmadığını araştırmak amacıyla ilgili kurumlara gidip sorduğunda, sanığın hiçbir işlem yapmadığını, sigorta primlerini yatırmadığını öğrendiği, bu şekilde sanığın hileli hareketler ile katılanı kandırarak haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13.2.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy