MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan ...'ın oğlu ...'ı evlendirmek istediğini bilen sanık ...'ın, katılanlara Patnos ilçesinde tanıdığı 22 yaşında bir kız bulunduğunu söylemesi üzerine birlikte Patnos'a gittikleri, burada sanığın, katılanları temyiz incelemesi dışındaki sanık ... ile tanıştırdığı, ...'ın da evlendirilecek kız olarak karısı olan ...’ı gösterdiği, temyiz incelemesi dışındaki diğer sanık ...’nın ise kızın akrabası olarak tanıtıldığı, katılanların evlenme masrafı olarak 7.000 TL'yi sanıklara verdikleri, sonrasında ... ile birlikte ikametlerinin bulunduğu Çay ilçesine dönmek üzere otogara gittikleri, otobüs bekledikleri sırada temyiz dışı sanık...l'ün bir bahane ile yanlarından uzaklaşıp taksiye binerek kaçtığı anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiş; sanık hakkında kurulan hükmün “1-b" maddesinde yer alan ve sehven yazıldığı anlaşılan "Sanığın etkin pişmanlık göstererek kaçak tüketime konu elektrik bedelini geri ödemediği anlaşıldığından cezasından TCK’nın 168. maddesi uyarınca indirim yapılmasına yer olmadığına," ilişkin kısmın mahallince hüküm fıkrasından çıkarılması ve tayin olunan gün para cezasının günlüğü 20 TL'den adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olarak gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesinin mahallince karara ilavesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/02/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy