Dolandırıcılık suçundan sanık ...'nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 503/1 ve 522. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis ve 21.333.333 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/1995 tarihli ve 1993/373 esas, 1995/195 sayılı kararına ilişkin arşiv kaydının silinmesine dair aynı Mahkemenin 10/10/2011 tarihli ve 2011/278 değişik ... sayılı karar aleyhine Yüksek ... Bakanlığınca verilen 20/04/2012 gün ve 2012/7064/24375 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/05/2012 gün ve 2012/124605 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve istatistik Cem'i Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesinde sayılan suçlardan olduğa anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6290 sayılı "Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"la 5352 sayılı Adli Sicil Kanununda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da
mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin merciince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.10.2011 gün ve 2011/278 D. ... sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.