Emniyeti suistimal suçundan sanıklar...ve ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 509/1 ve 522. maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis ve 101.250 Türk lirası para cezaları ile cezalandırılmalarına dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/09/1995 tarihli ve 1994/374 esas, 1995/782 sayılı kararına ilişkin arşiv kayıtlarının silinmesine dair aynı Mahkemenin 03/12/2010 tarihli ve 2010/266 değişik ... sayılı karar aleyhine Yüksek ... Bakanlığınca verilen 07.05.2012 gün ve 2012/7848/27061 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2012 gün ve 2012/132599 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Ek kararların verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adlî Sicil Kanun’un geçici 2.maddesinin 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." seklindeki düzenleme nazara alındığında, sanıkların eyleminin Anayasanın 76.maddesinde sayılan suçlardan olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2.maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6290 sayılı "Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la 5352 sayılı Adli Sicil Kanununda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına
aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7.maddeleri uyarınca, hükümlülerin hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin merciince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.12.2010 gün ve 2010/266 D. ... sayılı karar ile aynı mahkemenin 24.05.2011 gün ve 2011/122 D. ... sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.