MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların ellerindeki sahte altın bilezikleri bozdurmak istemeleri üzerine Adıyaman'a geldikleri, sanıklardan ...ve...l’in gözcülük yapmak üzere araçta bekledikleri, diğer sanıklar ....ve...'nin mağdur ...’a ait kuyumcu dükkanına gittikleri, üzeri altınla kaplanmış ancak içi bakır olan beş adet bileziği 1260 TL karşılığında bozdurdukları, buradan Gölbaşı ilçesinde gittikleri, orada da aynı şekilde ellerindeki altının devamını satmaya çalışırken kuyumcu tarafından sahteliğin farkına varıldığı ve ihbar üzerine yakalandıkları, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, soruşturma aşamasında yaptırılan kriminal incelemede bileziklerin altın kaplanmış bakır olduğunun anlaşıldığı, mağdur ...’nin sanıkları canlı teşhis ettiği ayrıca mahkeme tarafından alınan bilirkişi beyanında söz konusu sahte bileziklerin aldatma kabiliyeti olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, sanıkların atılı suçtan kurtulmaya yönelik, sahte bileziklerin sanıklardan ....’in arkadaşı olan .... tarafından kendilerine verildiğini beyan ettikleri savunmalarına itibar edilmeyerek, sanıklar, mağdur ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olduğunun anlaşılması karşısında, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiş, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamede ki düzeltilerek onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy