MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların katılanların daire sahibi olduğu sitede yönetici ve yardımcısı olarak görev yaptıkları, katılanların başka ilde oturmalarından faydalanarak onların bilgisi, onayı dışında, kendilerini de ev sahibi olarak tanıtmak suretiyle dairelerini başkalarına kiraya verdikleri ve kira gelirlerini de kendi adlarına alarak atılı dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan davada, aşağıda yazılı husus dışında sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içeriği ve oluşa göre sanıkların oluşu kabul edilen eylemlerinin mağdur sayısınca suç oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde tek eylem kabul edilmesi aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03/03/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy