MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Katılan firmanın Bursa bölge yöneticisi olarak çalışan sanığın, müşterilerden topladığı 10.000 TL civarında parayı firmaya aktarmayıp uhdesinde tuttuğu, kendisine işlerin takibinde kullanması için teslim edilen ...plaka sayılı kamyoneti ise şirkete iade etmediği, kamyonetin bilahare boş bir arsada bulunup katılan firmaya iade edildiği iddia olunan olayda, sanığın savunmasında kendi üzerinde kalan tahsilat toplamının 3.500 TL olduğunu ve bu parayı şube çalışanlarının prim ödemelerinde kullanıp bakiye 1.200 TL'yi de ...Bankası Bursa ...Şubesinden katılan şirkete havale ettiğini, bilahare kamyonetin yerini şirkete telefon açarak söylediğini beyan etmesi, bilirkişi raporunda sanığın Üzerinde şirkete ait para miktarının en fazla 3.752 TL olduğunun belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; sanığın kimlere ne kadar prim ödemesi yaptığının kendisine sorulması, varsa belgelerinin alınması ya da bu kişilerin tanık olarak dinlenilmesi ve ilgili banka ile yazışma yapılarak varsa ödemeye ilişkin belgeler temin edilip toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.