MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suçtan doğrudan zarar görmüş olan ve sanıktan şikayetçi olduğunu duruşmada bildiren müşteki vekilinin CMK’nın 260 maddesi uyarınca kurulan hükmü temyize hukuken hak ve yetkisi bulunduğu gibi, CMK'nın 234. maddesine göre katılma hakları hatırlatılmamış ise de, süresinde verdikleri temyiz dilekçeleriyle katılma isteğini ortaya koymuş olmakla, aynı kanunun 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmalarına karar verilerek yapılan incelemede,
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda; sanığın suç tarihinde sorumlusu olduğu şirketten katılanın aldığı mal karşılığında 30/12/2006 tarihli senedi düzenleyerek verdiği, senet karşılığının ödendiği halde, sanık tarafından iade edilmeyerek icra takibiyle tahsile kalkışıldığı iddiasıyla açılan davada, sanığın yargılama sırasında senet bedelinin elemanı aracılığıyla tahsil edildiğini öğrenip icra takibinden vazgeçmesi üzerine mahkemece atılı suçun unsurlarının oluşmadığından sanığın beraatine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy