MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme, kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan ...'in temyiz talebine yönelik olarak yapılan incelemede;
Katılanın yokluğunda verilip 02.01.2013 tarihinde tebliğ olunan 25.12.2012 tarihli beraat ve düşme kararlarına yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı,10.01.2013 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Cumhuriyet savcısının temyiz talebine yönelik olarak yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılanın tekel bayisi olduğu, sanıkların katılandan veresiye bira istedikleri, olumsuz cevap almaları üzerine katılanı yaraladıkları ve katılana ait büfenin camlarını kırdıklarının iddia edildiği olayda; asıl kavganın katılan
ile temyize gelmeyen sanık ... arasında olduğu, ...'in katılandan ücretsiz bira istemesi üzerine aralarında tartıştıkları ve katılan ile ...'ın birbirlerini yaraladıkları, ayrıca; ...'ın katılana ait büfenin camlarını kırdığı, sanıkların ise çıkan gürültü nedeniyle olay yerine gittikleri ve tarafları ayırdıkları, ...'ı yaralanması nedeniyle hastaneye götürdükleri, katılanın; sanık ...'ın, olaya karışmadığını ve kendisinden şikayetci olmadığını belirttiği bu nedenle sanık ... hakkında şikayet şartı yokluğu nedeniyle verilen düşme kararında, diğer sanıklar ... ve ... hakkında ise; yeterli delil bulunmadığından bahisle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesindeki "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir" düzenlemesi karşısında; sanıkların bahsi geçen süreler içerisinde tazminat talep hakları saklı bulunduğundan tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.