MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar ..., ... ve ...’nın 30/09/2007 tarihinde ... Merkez ... kasabasına gelip elma bahçesi olduğunu çevreden öğrendikleri katılan ... ile onun elmalarını satın almak istediklerini beyan edip pazarlık yaptıkları ve elmaların kilogramını 0,675 TL’den almak üzere anlaşmaya vardıkları, aralarında protokol başlıklı satıcısı ..., alıcısı ... olan tarihsiz yazılı sözleşmeyi yaptıkları, aynı gün sanıkların temin ettikleri işçiler vasıtasıyla katılan ...’a ait bahçeden toplattıkları 8.400 kg miktarındaki elmayı nakliyeciden temin ettikleri kamyona yükledikleri, yüklenen elmanın bedelinin 0,675 TL x 8400 Kg= 5.670 TL tuttuğu, sanıkların bedelin hepsini vermeyip katılana 1.500 TL peşin para verip geriye kalanını kalan elmaları ikinci kamyona yüklediklerinde birlikte vereceklerini beyan ettikleri, katılanın da sanıklara güvenip bahçesinden elma almaya devam edeceklerine inanıp kabul ettiği, sanıklar ..., ... ve ...’nın iki gün sonra tekrar kasabaya gelip yine katılan ...’ın bahçesinden 12.620 kg miktarında elma toplayıp nakliyeciden temin ettikleri kamyona yükledikleri, sanıkların katılan ...’a birinci kamyondan kalan parayı ve daha sonra yüklenen ikinci kamyondaki elmaların parasını ödemek için postaneden para çekmeye gideceklerini söyleyerek yanından ayrıldıkları, sonrasında katılana kalan parayı ödemedikleri, yine aynı sanıkların Sazlıca kasabasından bu sefer katılan ...’ın bahçesindeki elmaları satın almak için müşteri olup elmaları 4500 TL’ye satın almak üzere katılan ...’la anlaşmaya vardıkları, şüphelilerin katılan ...’ın bahçesinden 11.000 kg miktarındaki elmayı kamyona 03/10/2007 tarihinde yükledikleri, sanıkların katılan ...’ın elmasını yükledikten sonra daha önceden dolandırmak için irtibat kurdukları üçüncü katılan ...’in elma bahçesine gittikleri, katılan ...’ın parayı peşin almak üzere anlaştıklarından kamyonun yanından ayrılmadığı, sanıkların aynı gün aynı kamyona katılan ...’in bahçesinden de 3.660 kg miktarında elma ve 2000 adette lahanayı kamyona yükleyip Malatya iline doğru yola çıkardıkları, yükleme işi bitince postaneden para çekerek satın almış oldukları malların bedelini ödeyeceklerini söyleyerek sanıklar ... ve ...’un postaneye gitme bahanesiyle kasabadan ayrıldıkları, güvence olarak da sanık ...’yı katılanların yanında bıraktıkları, katılanlar ... ve ...’in gecikme olunca sanık ...’yı cep telefonundan aradıklarında sanık ...’nın “geliyorum, yoldayım, paranızı vereceğim” diyerek oyalayıp bu sırada malların yüklü olduğu kamyonların yol almalarını sağladıkları, bu sırada rehin bırakılan sanık ...’nın da katılanların yanından bir fırsatını bulup kaçtığı ve bir daha da katılanların sanıklara ulaşamadıkları, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık ...’nın temyiz talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede,
Sanığın yokluğunda verilen 27/01/2011 tarihli kararın sanığa 19/02/2011 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 20/07/2011 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde,
Adlî para cezası belirlenirken 5237 sayılı TCK'nın 52. maddesi kapsamında, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere gün para cezasının belirlenmesi gerektiği, ayrıca hapis cezasıyla birlikte adli para cezasının öngörüldüğü ve bu cezanın ne kadar olduğunun da yasada belirtilmediği hallerde, para cezasının alt sınırının, hapis cezasının alt sınırından az olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde adli para cezasına hükmedilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanıkların atılı suçları işlediği anlaşılmakla haklarında verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 07.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy