MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın, sanığın vefat eden eşine ait daireyi icra yoluyla satın aldığı ve sanığın bir süre daha evi kullanmasına müsaade ettiği ancak sanığın evin içerisinde bulunan kapıları, mutfak tezgahını, lavabo ve boruları söküp götürmek ve camlar ile fayansları kırmak suretiyle güveni kötüye kullanma ve mala zarar verme suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1- Sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanık beyanı, tanık ifadeleri, görgü tespit tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanık beyanı, tanık ifadeleri, görgü tespit tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesi gereğince 150 gün adli para cezasına karar verildikten sonra aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucu 125 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hesapta hata yapılarak 120 gün adli para cezasına karar verilmek suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, “120 gün”, “2.400 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “125 gün”, “2.500 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy