Karşılıksız çek keşide etmek suçundan ...'in, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 52/2. maddesi uyarınca 8.420, 14.440 ve 14.900 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2010 tarihli ve 2009/427 esas, 2010/497 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28.10.2011 gün ve 2011/13664/55838 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2012 gün ve 2011/375327 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesinde yer alan "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." şeklindeki düzenleme karşısında, dava konusu 14/11/2008, 26/12/2008 ve 17/12/2008 keşide tarihli çeklerin 13/11/2008 tarihinde düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresinden önce bankaya ibraz edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın beraatine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 03.02.2012 tarih ve 28193 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6273 sayılı "Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la 5941 sayılı “Çek Kanunu”nda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin mahkemesince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.06.2010 gün 2009/427 esas 2010/497 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.