MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
... İlçesinde faaliyet gösteren.... görevlisi tanık İsmail'in İstanbul'a un nakliye etmek üzere Ankara'dan... isimli firmadan telefon ile temin ettiği... plakalı kamyona yaklaşık 22.200 kg. unun yüklendiği, bir gün sonra unun gönderildiği .. isimli firma ile yapmış oldukları görüşmede yüklemiş oldukları unun İstanbul'a ulaşmadığı bilgisinin geldiği, kendisini ... olarak tanıtan araç şoförünün... numaralı telefonunun defalarca tanık... tarafından arandığı ancak ulaşılamadığı ve bunun üzerine şikayette bulunulduğu, yapılan soruşturmada kendisini. .. olarak tanıtan araç şoförünün kullandığı ehliyet ve ruhsatın çalıntı olduğunun belirlendiği, ..teki fabrikadan yüklenen unların sanık ... tarafından ..'da faaliyet gösteren.. marketlerine satıldığı ve sanık ...'in bu alım-satım karşılığında eşi diğer sanık .. isimli işyerine ait fatura kestiği, sattığı unların bedeli olan 17.462,13 TL'nin de 11.07.2008 tarihinde... Şubesi hesabına ... tarafından havale edildiği ve paranın sanık ... tarafından çekildiğinin tespit edildiği, bu eylemlerini sahte plaka ve sürücü belgesi kullanmak suretiyle işlediğinin iddia olunması karşısında, sanığın eyleminin, 5237 Sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde öngörülen “kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” ve 5237 sayılı TCK.nun 158/1-h maddesinde öngörülen “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasındaki dolandırıcılığı” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.05.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy