MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Düşme, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan ...'un TTK işçisi olduğu, borç para almak için ... ve ... Köyleri Kalkındırma Güzelleştirme ve Yardımlaşma Sandığı'na başvurduğu, istediği miktarda parayı alabilmek için kefil bulması gerektiğinin söylenmesi üzerine, aynı işyerinde çalıştığı diğer sanık ... ile konuştuğu, sanığın kefil olmayı kabul etmesi üzerine, sanık ...'un ikinci bir kefil olarak da katılan ...'ın ismini yazıp imza atarak formu ilgili derneğe teslim edip borç para aldığının iddia edildiği somut olayda; sanıklardan ...'un 03.05.2010 tarihinde öldüğünün UYAP ortamında temin edilen nüfus kayıt örneğinden anlaşılması karşısında verilen düşme kararı ile, sanık ...'un ölen sanığın borç almak için doldurulan formdaki ikinci kefili bulduğuna, kendisinin katılanı tanımadığına ilişkin savunması ile bu savunmasını destekler nitelikte alınan kriminal raporda formun ön yüzündeki yazıların ölen sanık ...'a ait olduğunun tespit edilmesi karşısında sanığın savunmasının aksini ispatlar, mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesi ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 07.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.