MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılanın yetkilisi olduğu .. San. ve Tic. Ltd. Şti.’de Ağustos 2005-31 Aralık 2005 tarihleri arasında ustabaşı ve tahsilatçı olarak çalıştığı, şirketin yazılı talimat ve onayı olmadığı halde alacaklı... ve Tic. Ltd. Şti.’den 17.000,00 TL’lik malı teslim alarak kayıtlara işlememek suretiyle mal edindiği, ayrıca şirketin kendisine hizmet ilişkisi nedeniyle teslim edilen bir cep telefonunu işten ayrılmasına rağmen teslim etmediği ve bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen somut olayda; dosya kapsamında bulunan ve mahkemenin gerekçesinde sanık aleyhine delil olarak gösterdiği 08.11.2007 tarihli fotokopi şeklindeki bilirkişi raporunun, katılana ait şirket ile satıcı ve üçüncü kişi konumunda olan...San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan alacak davasına sunulan bir rapor olduğu, rapor içeriğinden; iceleme konusunun, her iki şirket arasındaki 2004 ve Temmuz 2006 dönemine ait ticaret ilişkisi olduğunun ve alacaklı şirketin alacaklı olup olmadığına dair kanaat olduğunun anlaşıldığı, ancak sanığın çalıştığı döneme ve kusuruna ilişkin bir kanaat belirtilmediği anlaşılmakla, öncelikle bu dönemlerin değerlendirilmesi ve sanığın şirketten alacağı bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine yazılı şekilde eksik araştırmayla karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy