MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında, özel belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdura ait olan soğuk hava deposunda işçi olarak çalışan sanığın, depoya meyve getiren kişilere, şirketten alacağı parayı yazan fişleri düzenleyerek verme görevinin bulunduğu, hak sahiplerinin de fişte yazan parayı mağdurun muhasebecisinden tahsil ettiği, sanığın bu şekilde yaptığı iş gereği elinde bulunan fiş koçanından dört adetini uhdesine geçirip, bunlardan... nolu fişi, sanki 943,00 TL değerinde şeftaliyi ... isimli kişinin işyerine teslim etmiş gibi doldurduğu, parasını da ... isimli bir müşteri vasıtasıyla muhasebeden tahsil edip gittiği, sanık, mağdurun yeğeninin rızasıyla bunu yaptığını belirtse de, bu şekilde rıza bulunduğunun ispatlanamadığı, böylece sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Her ne kadar zararın giderilmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ve sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmamış ise de, mağdurun, 13/10/2010 tarihli ifadesinde zararın giderilmediğini belirttiği, sabıkası bulunmayan sanık ise, 20/01/2011 tarihli ifadesinde, zararı giderdiğini söylediği dikkate alınarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19/06/2012 tarih ve 2012/3-97 Esas ve 2012/245 karar sayılı kararı çerçevesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan mağdurun uğradığı zararının tamamen giderilip giderilmediğinin belirlenmesi açısından, mağdurun yeniden ifadesinin alınarak ve sanığın zararı giderdiğine dair bilgi ve belgelerin dosya içerisine konularak, sanık tarafından zararın tamamen veya kısmen giderilip giderilmediği, kısmi ödeme varsa; 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi kapsamında, bu kısmi ödemeye rızası olup olmadığının sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu ile 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy