MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Şikayetçi ... ile sanık ... arasında önceye dayalı husumet bulunması nedeniyle, suç tarihinde aralarında çıkan tartışma sırasında sanık ...'nı şikayetçiye ait aracın ön camını kırdığı, şikayetçinin bu konu ile ilgili ifade vermek üzere karakola gittiği sırada, olayı haber alıp karakolun önünde bekleyen ve sanık ...'nın yakını olan sanıklar ..., ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın taş ve sopalarla şikayetçiye ait araca saldırarak zarar verdikleri iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
A-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B-Suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun hüküm tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olması karşısında, yargılamanın kapalı oturumlarda gerçekleştirilmesi gerekirken oturumların açık yapılması ve hükmün aleni okunması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesine muhalefet edilmesi telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında, üzerine atılı mala zarar verme suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek durumda olup olmadığı, bu fille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda rapor alınmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporunun alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5275 sayılı CGİK'nin 106/4. maddesi uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/10/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.