MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar 14/01/2011 tarihli olarak yanlış yazılan karar tarihinin, mahallinde gerekçeli karar başlığından çıkartılması mümkün görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanığın ... Anonim Şirketinde çalıştığı, şirket adına il ve ilçelere malzeme sattığı, şirket adına Adıyaman ilinde faaliyet gösteren ... Market isimli iş yerine satmış olduğu şekerin bedeli olan 321.62 , Adıyaman ilinde faaliyet gösteren ... gıda şirketine satmış olduğu 155.10, Gülmarket isimli iş yerine satmış olduğu şekerin karşılığı olan 381.36, Kent markete satmış olduğu şeker karşılığında 21.79, Adıyaman ilinde faaliyet gösteren semt gıda satmış olduğu şeker bedeli 337.79, Adıyaman ilinde faaliyet gösteren ...'a satmış olduğu şeker bedeli olan 225.87 ve 150 tl yi kendine mal edindiği, sanığın bugüne kadar katılanın zararını gidermediği, böylece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın savunması, katılan beyanı, bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 01/07/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.