MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın av tüfeği ile ateş etmesi sonucu, katılan ...'in arabasına isabet eden saçmaların araca zarar verdiği, ayrıca açılan ateş sırasında şikayetçi ...'ün salonuna ve vitrin camında kırılma meydana geldiği, sanığın, bu şekilde şikayetçi ve katılana karşı tek eylemle, aynı anda mala zarar verme suşunu zincirleme şekilde işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinde hapis cezasının ertelenebileceği ancak adli para cezalarının ve seçenek yaptırımların ertelenemeyeceği hükmünün düzenlenmesi karşısında; sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen adli para cezasının ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 151. maddesi uyarınca 125 gün karşılığı olarak belirlenen sonuç adli para cezasının, aynı Kanun'un 52. maddesi gereğince 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına, aleyhe temyiz bulunmaması da gözetilerek, “TCK’nın 52. maddesi uyarınca; sanık hakkında verilen 125 gün adli para cezasının 20,00 TL 'den çevrilmek üzere sonuç olarak 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy