Tebliğname No : 15 - 2011/381330
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Muratlı Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/03/2011
NUMARASI : 2010/97 (E) ve 2011/121 (K)
SANIK : Y.. A..
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, müşteki T.. Y..'yı arayarak Muratlı'da hayvan alımı konusunda birisiyle anlaştığını ve kendisi ile birlikte almak istediğini söylediği, bunun üzerine müştekinin katılan T.. O.. ile beraber Muratlı ilçesine gelerek ilçe merkezinde şüpheli Yavuz ile buluştukları, Yeşilsırt Köyü'nün girişinde kime ait olduğunu bilmedikleri bir hayvan ağılının önünde durdukları, katılan T.. O..'un kiraladıkları kamyonla burada beklediği, hayvanlara ait menşei şehadetnamesi hazırlamak amacıyla köy muhtarlığına giderken köyün içerisinde sanığın müşteki T.. Y..'ya, "ben hemen şuradan hayvan sahibini alayım, hayvanların sahibi köyün içinde ikamet ediyor, onu aldıktan sonra muhtarlığa gidip menşeileri kestiririz, sen hayvan sahibinin yanında parayı verme, bana parayı burada ver" diyerek toplam 5.500 TL parayı müşteki T.. Y..'dan alarak köyün içinde ortadan kaybolduğu, sanığın bu şekilde hileli hareketler yaparak haksız menfaat sağlamak suretiyle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; sanık savunması, katılan, müşteki ile tanık ifadesi ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “120 gün”, ”100 gün” ve “2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5 gün“, “4 gün” ve “80 TL“ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy