MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suçtan zarar gören şikayetçinin 01/07/2011 tarihli celsede şikayetçi olduğunu ve duruşmalara katılmak istemediğini söylemesine karşın, şikayetçi vekilinin 30/09/2011 tarihli dilekçesinde katılma talebinde bulunduğu ve aynı tarihli celsede katılma talebinin reddedildiği, şikayetçinin duruşmalara katılmak istememesinin davaya katılmak istemediği anlamına gelmeyeceği ve zarar gören şikayetçinin kendisi veya vekili tarafından CMK’nın 237. maddesi gereğince hüküm verilinceye kadar katılma hakkının bulunduğu da gözetilerek; şikayetçinin CMK'nın 260/1. maddesine göre sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek ve aynı Kanunun 237/2. maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikâyetçi ile sanık Mehmet’in 2008 yılı içerisinde ortak olarak çalıştırdıkları Kuzucu Trafik Takip ve Oto Kiralama isimli iş yerinin resmi yetkilisinin şikâyetçi olduğu, şikâyetçinin iş yeri kaşesi, nüfus cüzdanı fotokopisi ve vergi levhası kullanılarak sanık Mehmet tarafından diğer sanık İlkay’ın işlettiği Topuz İletişim isimli Vodafone bayiinden suça konu 9 adet gsm hattı telefon aboneliğinin sahte imza ile satın alınarak kullanıldığı, bu hatlara ilişkin görüşme ücretlerinin ödenmemesi üzerine şikâyetçi hakkında birçok icra takip işlemlerinin başlatıldığının iddia edildiği olayda; katılanın soyut iddiasından başka her türlü şüpheden uzak cezalandırılmalarına yeterli nitelikte delil bulunmadığından sanıkların beraatlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 07/09/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy