MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen müşteki sanık ... vekilinin 5271 sayılı CMK'nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenip, sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan sanık ... vekilinin temyiz dilekçelerinin kapsamına göre, temyiz istemlerinin sanık ... hakkında mala zarar verme, kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri ve ... hakkında mala zarar verme, kasten yaralama suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ile vekalet ücretine yönelik olduğu kabul edilerek ve bu hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıklar ... ve ... ile katılan ... ve temyiz dışı akrabaları olan diğer katılan ve mağdur sanıklar arasında daha önceden iş ortaklığı bulunduğu, katılan ve akrabalarının sanıklar yüzünden maliyeden ceza almaları üzerine aralarında husumet oluştuğu, bu çerçevede çıkan kavga sonucunda sanık ... katılan ... basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığı, akabinde müşteki ...ın aracına tekme atmak suretiyle zarar verdiğinin iddia edildiği olayda,
1- Sanık ... hakkında mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
5271 Sayılı CMK'nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında 23.12.2011 tarihinde verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı sanık müdafiinin, 30.12.2011 havale tarihli dilekçesi ile yaptığı itirazı üzerine, Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda verdiği red kararı ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Mahkemenin kasten yaralama suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan ... vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.200 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesi" fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın aşamalarda değişmeyen ifadesinde, suçlamaları kabul etmemesi, katılan ...'nin suça konu araca hem Nazif'in hem de sanık ...'in vurarak zarar verdiğini, aracın sahibi olan müşteki ...'in ise sanık ...'in vurması sonucu aracında zararın meydana geldiğini belirtmeleri karşısında, katılan ... ve müşteki ...'in beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, sanığın müşteki ...'e karşı gerçekleştirdiği mala zarar verme eyleminin nelerden ibaret olduğu ve suça iştirak edip etmediği açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyete hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.