Tebliğname No : 11 - 2011/285688
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/07/2011
NUMARASI : 2010/218 (E) ve 2011/249 (K)
SANIKLAR : İ.. Ç.., H.. K..
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Katılan .........Teks.Dek.San ve Tic Ltd şirketi şikayeti ile, .......... Teks. Ürün. Paz San Tic AŞ nin .................. Şubesindeki hesaptan 03/10/2008 tarihli ve 25.000 TL bedelli çek ile 03/11/2008 tarihli ve 25.000 TL bedelli çekin karşılıksız çıktığı, çek hesabının müşterek imza ile çek keşide edilmesi gerekirken, sadece sanık H.. K..'nın talimatı ile sanık İ.. Ç.. tarafından tek başına imzası ile çek keşide edildiği, sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarını işledikleri iddia edilen olayda;
1-Sanıklar hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamı ve beyanlara göre, sanıklar üzerine atılı suçun unsurlarının bulunmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde ise;
Sanığın şirket yetkilisinin rızasıyla keşide ettiğini, daha önceden de aynı şekilde çek keşide ettiğini savunduğu, diğer şirket yetkilisi sanık H.. K..'nın sanık İlhami'nin beyanını doğruladığı ve borcu kabul ettiği, 18/09/2007 tarihli imza sirkülerine göre sanık İ.. Ç..'ın tüm yetkilerinin kaldırıldığı sanık ........... herhangi ikisinin müşterek imzasıyla çek keşide etmeye yetkili olduğunun belirtildiği,katılanın ibraz ettiği faturalar ile sanıkların beyanlardan açık ticari hesap bulunduğu belirtilmekle ve katılanın suça konu çeklerle ilgili icra takibinde bulunduğu anlaşılması karşısında,gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tesbiti açısından, ..... Teks. Ürün. Paz San Tic AŞ'nin yetkili kişileri olan ...................'in olay nedeniyle bilgi ve görüşlerinin alınarak suça konu çekleri keşide etmesine rızalarının bulunup bulunmadığının sorulması, şikayetçi şirket ile suça konu şirketin arasındaki ticari ilişkinin tesbiti bakımından şirketlere ait defterler, kayıtlar, varsa irsaliyeli faturaların getirilmesi, şirketler adına kullanılan çeklerin ne kadarının 18.09.2007 tarihinde yetkisi kaldırılmasına rağmen sanık İlhami tarafından veya tek imza ile keşide edilerek ödendiği, ne kadarının karşılıksız kaldığı bankalardan sorularak belirlenmesi sonrasında, mal alımına yönelik önceden doğan borç veya alacak için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı da gözetilerek, aralarında dosyaya yansıyan faturalara ve sanık beyanlarına göre açık hesap bulunduğu da değerlendirilerek bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması, mahkemece İstanbul 6.İcra Müdürlüğünün 2008/32381 sayılı dosyasının getirtilerek sanıkların borca ve imzaya itirazlarının bulunup bulunmadığı hususunda incelenip,sanık İ.. Ç.. müdafii tarafından dosyaya ibraz edilen tahsilat makbuz suretleri ve senet suretleri katılan Aytunç Karaer'e gösterilip, belirtilen ödemelerin kendilerine yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise suça konu çeklere ilişkin olarak mı ödeme yapıldığı hususları sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.09.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy