MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, trafikte üzerine kayıtlı olan ... plakalı aracını sahibinden com. İnternet adresinde satılması için ilan verdiği, kendisini Çınar olarak tanıtan sanık Hicabi'nin aracı satın almak için Yalova'da ikamet eden katılanı telefonla aradığı, fiyatta anlaşmaları üzerine yeğeni olan temyiz dışı sanık ... adına aracın satışı için vekaletname çıkarmasını istediği, katılanın da Noterliğinde 15.3.2010 tarih ... yevmiye no ile vekalet düzenleyerek ...'da bulunan sanıkların büro olarak kiraladığı ... Emlak ve ... Otomotiv isimli iş yerine geldiği, burada katılanı sanık Hicabi ile kendini Muammer olarak tanıtan temyiz dışı sanık ...'in karşıladığı, katılanın aracın evrakını ve anahtarını masanın üzerine bıraktığı, sanık Hicabi'nin katılana ait aracın satışı için üst tarafını sanık Süleyman'ın düzenlediği alt tarafı boş olan oto satış belgesini hileli yolla imzalattığı, akabinde sanık Süleyman'ın aracın satış bedelini tahsil için bankaya gideceğini söyleyerek katılanın masanın üzerine bıraktığı aracın evrak ve anahtarını katılanın bilgisi dışında alarak götürdüğü, sanık Yalçın'ın da almış olduğu vekaletname ile katılanın bilgisi dışında Körfez 4.Noterliğinde 16.3.2010 tarih, ... yevmiye no üzerinden aracın satışını sanık ...'a yaptığı, iş yerinde aracın satış bedelini bankadan çekmek için gittiğini söyleyen sanık Süleyman'ın gelmemesi üzerine sanık Hicabi'nin katılanı oyaladığı, bilahare diğer sanığın yanına gideceğini söyleyerek iş yerinde katılanı yalnız bırakarak gittiği, katılanın sanık Hicabi'yi araması üzerine İş Bankasında olduğunu, bankaya gelmesi gerektiğini bildirdiği, katılanın bankada sanıkları bulamaması üzerine dolandırıldığını anladığı, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, mahkemenin sanık ...'ın diğer sanıkların işlemiş oldukları dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarına iştirak ettiği hususunda yeterli delil olmadığı gerekçesine dayanan beraat kararı ile sanık savunması, katılan ve tanık ifadesi, oto satış sözleşmesi ve tüm dosya kapsamına göre dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının sanık ... tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
1- Sanık ... hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararları ile sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a-) Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
b-) 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1. maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “300 gün”, ”150 gün”, “125 gün" ve “2500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün", “2 gün”, “1 gün" ve “20 TL" adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından "TCK 53.madde gereğince sanık hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine” ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy