.
MAHKEMESİ : .Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, amcası katılanın yazlığına kimlik bilgileri temin edilemeyen Hasan adlı arkadaşı ile bir kaç kez gidip, görüştüğünde ona "... Osman adlı operatör arkadaşımız kazı yaparken gömü buldu... tek altının gerçek değeri 450 TL ama sana 400 TL'den verebilecek... Bu karlı işten yararlan" şeklinde ısrarlı sözler söyleyip, bir numune altını Söke'de buluştuklarında şikayetçinin banka kartıyla ATM cihazından nakit avans çektirerek, teslim etmesini müteakip; 10.000 TL karşılığı 200 altın verebileceğine ikna ederek suç tarihinde Didim otogarı civarında buluşup, parayı aldığında "... sen bekle biz altınları alıp geleceğiz.." demesine rağmen, bir süre sonra telefonla arayıp "..polise yakalandık, altınlara ve paraya el koydular..." yalanı ile geri dönmeyerek haksız yarar sağlaması eyleminin "dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Gerçeği kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; katılanın 24.11.2010 tarihli polisteki ifadesinde "... Numune altın şu an üzerimde bulunmamaktadır. Avukatım aracılığı ile mahkeme aşamasında gerektiğinde ibraz edeceğim..." demesine ve yeğeni-sanıkla 0555 819 39 75 no.lu cep telefonu hattından irtibat kurduğunu ve Söke İşbankası önündeki ATM'den kartla nakit avans çektiğini ileri sürmesine göre; katılan veya avukatından "numune altını" ibraz etmelerinin istenmesi, ulaşılabilmesi mümkün olduğu taktirde taraflar arasındaki cep telefonu görüşme kayıtlarının (zaman ve mekan gösterecek şekilde) teminine çalışılması, ...39 75 no'lu telefon hattının suç tarihi itibariyle kimin adına kayıtlı olduğunun öğrenilmesi, katılanın nakit avans çektiğini ileri sürdüğü kartının bağlı olduğu banka hesap no'su öğrenilip 31.08.2010 tarihinde 500 TL çekilip çekilmediğinin öğrenilmesi toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ve kovuşturmayla yazılı biçimde karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/09/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy