MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
1- Emlak komisyonculuğu yapan ve bu kapsamda vergi mükellefi olduğu vergi dairesi yazı cevabından anlaşılan sanık ...'in, ev kiralamak isteyen katılan ...'ye kiralık ev gösterdiği, katılanın sanığa 750,00 TL peşin para ve 2.250,00 TL'de 2007 tarihli bir adet çek verdiği ve gösterilen evin kiralanması hususunda sözlü olarak anlaştıkları, katılanın daha sonra evin kiralık olmadığını, bu konuda sanığa herhangi bir yetki verilmediğini evde yaşayan ev sahibinden öğrendiği, sanığın hile ve desise oluşturarak lehine haksız menfaat temin ettiği iddia edilen somut olayda; sanığın savunmasında kira konusunda anlaştıklarını, ancak ev sahibinin kiralamaktan vazgeçtiğini belirtmesi karşısında; bahsi geçen ev sahibinin açık adres ve kimlik bilgilerinin tespit edilerek duruşmaya tanık sıfatıyla davet edilmesi ve evin kiralanması konusunda sanığa yetki verip vermediğinin, verdi ise sonrasında gerçekten vazgeçip geçmediğinin ve kiraya vermesinin sanık ile ilgisi olup olmadığının sorulması suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi yerine yazılı şekide eksik incelemeyle karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy