MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ...'ın 25.09.2005 günü şikayetçi ...'dan ... şofben alarak sahte adres göstererek senet verdiği ve aldığı şofbenin bedelini ödemediği, 25.10.2005 günü şikayetçi ...'dan ... şofben alarak sahte adres göstererek senet verdiği ve aldığı şofbenin bedelini ödemediği, 25.02.2006 günü şikayetçi ...'in işyerine giderek ... ismiyle doğalgaz sobası aldığı ve senet verdiği ve aldığı doğalgaz sobasının bedelini ödemediği, 23.02.2006 günü şikayetçi ...'ün işyerine giderek ... ismiyle doğalgaz sobası alarak senet verdiği ve aldığı doğalgaz sobasının bedelini ödemediği, 15.05.2005 günü katılan ...'ün işyerine giderek elektrik süpürgesi ve ocak aldığı sahte adres göstererek senet verdiği ve aldıklarının bedelini ödemediği, 05.10.2004 günü şikayetçi ...'ün işyerine giderek elektrik süpürgesi aldığı ve sahte adres göstererek senet verdiği ve aldığı elektrik süpürgesinin bedelini ödemediği, 2004 yılının 10. ayında şikayetçi ...'nın işyerinde ütü ve saç kurutma makinası, şofben aldığı, sahte adres göstererek senet verdiği ve aldıklarının bedelini ödemediği, 18.09.2004 ile 09.11.2004 tarihlerinde katılan ...'e almış olduğu elektrik süpürgesi, ütü ve cep telefonu karşılığında verdiği senette sahte adres gösterdiği ve almış olduğu malzemelerin bedelini ödemediği, 28.02.2006 günü şikayetçi ...'ten ... şofben alarak sahte adres göstererek senet verdiği ve aldığı şofbenin bedelini ödemediği, 2006 yılının Ocak ayı içerisinde şikayetçi ...'ın işyerinden doğalgaz sobası alarak ... ismiyle senet düzenlediği ve aldığı doğalgaz sobasının bedelini ödemediği, sanığın başka isim veya oturmadığı adresi göstermek hilesini kullanarak şikayetçileri aldatıp kendisi yararına menfaat temin ettiği ve üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda,
1-Sanık hakkında şikayetçiler ...,..., ..., ..., ..., ...'a yönelik dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanık savunması, şikayetçi beyanları ve tüm dosya kapsamından, sanığın şikayetçilerden değişik tarihlerde şohben ve doğalgaz sobası gibi eşyaları satın aldığı senetler tanzim edip satıcılara verdiği, sanığın bazı şikayetçilere isim ve adresini bazı şikayetçilere sadece adresini sahte vermek sureti ile bu malları aldığı ve paralarını ödemediği, şikayetçinin kendilerinin yaptığı araştırmada isim ve adreslerin sahte olduğunu belirledikleri, böylece sanığın eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık hakkında şikayetçiler ..., ... ile katılanlar ... ve ...'e yönelik dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;
05.10.2004 günü şikayetçi ...'e, 2004 yılının 10. ayında şikayetçi ... ile 15.05.2005 günü katılan ... ve 18.09.2004 ile 09.11.2004 tarihlerinde katılan ...'e yönelik eylemlerin suç tarihlerinden itibaren temyiz inceleme gününe kadar sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 503 maddesi kapsamında aynı kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında bu şikayetçilere yönelik açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy