MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ...'ın Malatya'da iki farklı kuyumcu olarak faaliyet gösteren katılanlarla farklı zaman ve mekanlarda tanışıp, katılanlara ait ayrı ayrı işyerlerine yaklaşık olarak bir yıl boyunca ara ara gidip önceleri sohbet edip, kendisinin Yıldız isimli çamaşır fabrikalarının sahibi olduğunu, İstanbul ilinde faaliyet gösterdiklerini Malatya'da Besicilik yaptığını, kayısı bahçelerinin olduğunu bildirerek güven sağladığı, sonraları bir kısım alışveriş yaparak karşılığını belirttiği tarihlerde ödeyerek güven duygusunu pekiştirdikten sonra katılan ...' tan aralıklarla toplam 30.000 TL değerindeki 2 adet Cumhuriyet altınını alıp katılan ...' den toplam 16.000 TL, değerindeki altın ve parayı bir hafta aralıkla aldıktan sonra ortadan kaybolduğu, olayda:
1-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan "beraat" hükümlerine yönelik incelemede,
Sanıkların, diğer sanık ...'ın hileli hareketlerle katılanları aldatarak sözkonu altın ve paraları alıp ortadan kaybolduktan sonraki dönemde katılanların zararlarının giderilmesi husundaki görüşmelere katıldıkları, dolandırıcılık suçuna iştirak ettiklerine dair delil bulunmadığından beraatlarına ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan "mahkumiyet" hükmüne yönelik incelemede,
Sanığın, katılanlara farklı zaman ve farklı dükkanlarda sözkonusu hileli hareketleri kullanarak herbir katılandan birden çok kez haksız menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın eylemlerinin herbir katılana karşı zincirleme biçimde dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden katılanlara yönelik eylemin zincirleme biçimde tek suç kabul edilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy