MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılan ......... ile sanık arasında, 14/06/2007 tarihinde Yerköy Noterliğinin 3000 sayılı sözleşmesi ile .......(Leasing) yapıldığı ve sözleşmeye konu malların sanığa teslim edildiği, sanık kiracının, kira borcunun bir kısmını ödemeyerek, sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle, şikayetçi şirketin, sözleşmedeki fesih yetkisine dayanarak sanığa borcunu ve faizlerini altmış gün içerisinde ödemesi için ihtarname gönderdiği, ihtarnamenin sanığa tebliğ edildiği, sanığın buna rağmen borcunu ödemediği, bu nedenle katılanın kiralama sözleşmesine konu mallar üzerinde ihtiyati tedbir kararı aldırarak haciz işlemi yaptırdığı, ancak biçerdöver ve sap kıyıcının Diyarbakır ilinde olduğundan haciz işleminin yapılamadığı, böylece sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği; sanığın ikrar yönünde savunması, katılanın beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair kabulde aşağıda belirtilenler dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
CMK'nın 324/4 maddesi uyarınca Devlete ait yargılama giderlerinin 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan ( 20 TL dahil ) az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, 10 TL yargılama giderinin sanık S.. M..'den alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından "2 adet davetiye gideri 10 TL yargılama giderinin sanık alınarak hazineye irat kaydına" kısmının çıkartılarak yerine "yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına" cümlesinin yazılması suretiyle suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/10/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy