Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-i,35/2,62/1,52,53/1,58/6 maddeleri gereğince; 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07.10.2008 tarihli ve 2008/10 esas, 2008/173 karar sayılı kararı lehine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.12.2010 gün ve 11-2009/41822 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmiş, Dairemizin 18.04.2013 gün ve 2011/22279 Esas 2013/7291 sayılı kararıyla nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçundan kurulan hükmün ise bozulmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 18.04.2013 gün ve 2011/22279 Esas 2013/7291 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır
Somut olayda; sanığın sürücülüğünü yaptığı.... plakalı kamyon ile şikayetçiye ait firmadan yük almaya gittiği sırada aracın plakasını ... olarak değiştirdiği, işçilerin yüklemeye başlayıp yemek arası verdiklerinde plakayı yeniden değiştirerek aracın gerçek plakasını taktığı, durumun fark edilmesi üzerine olay yerinden kaçtığı şeklinde gerçekleşen eylemde, TCK'nun 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilmeden suçun hukuki vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında alt sınırdan ceza verileceğinin belirtilmesine rağmen alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi suretiyle hükümde çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.