MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ...'ın daha önce bir arsa satışı nedeniyle tanıdığı, Almanya'da ikamet etmekte olan katılana, çok uygun fiyatta bir arsa olduğunu söyleyerek onu ... Köyüne götürüp, düz, verimli bir arsayı satıldığını ifade ettiği arazi olarak gösterdiği, katılanın, kendisine gösterilen arsayı beğenmesi üzerine pazarlık yaptıkları, katılanın arsayı tapudan araştırmak üzere sanık ... ile buluşup tapuya gitmek istediği ancak her seferde sanık ...'ın bahaneler uydurarak bundan kaçındığı, daha sonra izninin bitmesi nedeniyle Almanya'ya dönmek için vakti daralan katılanı arsa ile fiyatının uygunluğu nedeniyle ilgilenen çok kişi olduğu ve arsayı kadastrodan ölçtürmeye gerek olmadığını söyleyerek tapuda işlem yapmak üzere çağırdığı, tapuda, satışı yapılacak arsanın sahibi olan diğer sanık Servet'in de hazır bulunduğu ve bu sanığın da katılana arsasının düzlük yerde bulunduğunu, ağaçların bakımlı ve verimli olduğunu söyleyerek sanık ...'ın, arsanın düzlük alanda ve verimli olduğuna dair oluşturduğu kanaati pekiştirdiği, tapuda yapılan satış işlemi sonrasında katılanın yaptığı araştırma ile düz ve verimli arsa yerine dağlık arazide traktörün dahi zor çıkabileceği bir arsanın satışının yapıldığının anlaşıldığı, böylece sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Katılanın, sanıkların, kendisine düz, verimli, içerisinde daha çok zeytin ağacı olan bir taşınmaz gösterip, tapuda gösterilen yer ile ilgisi bulunmayan eğimli, traktörle gidilebilen suça konu taşınmazın satışının yapıldığı ve tapudan araştırma yapmasının engellendiği yönündeki aşamalardaki ifadelerinin dinlenilen tanık beyanları ile doğrulandığı ayrıca sanık ...'ın olaydan sonra katılana, satılan suça konu arsanın başka tarla ile değiştirilmesini teklif ettiği ancak bu taşınmazında katılan tarafından beğenilmediği anlaşılmakla bu haliyle atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeden sanıkların mahkumiyeti yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy