MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Temyiz dışı sanık E.. A..'in askerlik arkadaşı .....'ı arayarak, .... ilçesinde 25 kg reşat altın olduğunu ve elden çıkarmak istediklerini beyan ettiği, ....'ın bu durumu .....'ya onunda katılan M.. N..'a anlattığı, katılanın E.. A.. ile telefonla görüştüğü, nakit para veremeyeceğini kuyumcu olması nedeniyle bilezik, yüzük, künye ve kolye ile takas edebileceğini söylediği, E.. A..'in de kabul ettiği, ...., ..... ve M.. N..'un 28/07/2005 tarihinde Gölhisar ilçesine geldikleri, burada E.. A.. ile buluştukları yanında ... ve .... olarak tanıttığı G.. A.. ve A.. B..'in de olduğu, altınları elinde bulunduran amcasının yanına değiştirmeye gittiğini söyleyerek sanıkların .....'la birlikte gittikleri, daha sonra altınları takas etmek için gittiklerini söyleyerek .....'dan 25.000 TL değerindeki altını aldıkları ve ortadan kayboldukları, daha sonra sanık G.. A..'un kendisini .... olarak tanıtan E.. A.. ile birlikte katılan D.. Ö..’ı aradığı, Gölhisar'daki fakir amcasının gömü altını bulduğunu söylediği, katılanın 14/08/2007 tarihinde Gölhisar ilçesine geldiği, ... ve kendisini .... olarak tanıtan ... ile buluştukları, yanlarında kendisini ... olarak tanıtan ......'inde olduğu, katılanın iki adet numune altını alarak Gerede ilçesine döndüğü, altının gerçek olduğunu görmesi üzerine eniştesi T.. T.. ile birlikte 50.000 TL para ile Gölhisar ilçesine geldikleri, burada sanıklarla buluştukları, müşteki ....'in yanlarında getirdiği 50.000 TL’yi sanıklara verdiği, sanıkların aldıkları paranın sahte olup olmadığını incelemek bahanesiyle oradan ayrılarak izlerini kaybettirdikleri ve bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanıkların atılı suçları işledikleri anlaşılmakla aşağıda belirtilen nedenler dışında verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi ve sanık .... hakkında tekerrürü hükümleri uygulanırken tekerrüre esas alınan Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2003/57 esas ve 2003/714 karar sayılı ilamdaki mahkumiyetin kesin adli para cezası olması karşısında, hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından, 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, "5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle ve sanık Galip hakkında kurulan hükümlerde yer alan TCK'nın 58. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılarak hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy