MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli mala zarar verme
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören hazine adına vekilinin dosyaya sunduğu 29.03.2010 havale tarihli müdahale istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de; hükmü CMK'nın 260. maddesi uyarınca temyiz etme hakkı bulunduğu belirlenerek ve aynı Yasanın 237/2 maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, haklarında yaş küçüklüğü nedeniyle soruşturma aşamasında ayırma (tefrik) kararı verilen İsmail ve Hasan adlı arkadaşlarıyla birlikte görevli polis ekip otosuna taş atarak 20.04.2010 tarihli tutanakta belirlenen şekilde zarara yolaçma eyleminin "nitelikli mala zarar verme" suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanığın atılı suçu işlediğine dair savunmanın aksini kanıtlayıcı mahkûmiyetine yeter derece delil elde edilemediğinden beraatine hükmolunması gerektiğini takdir eden mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.