MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, oğlu ve gelini olan katılanlara ait bahçede bulunan bir çuval gübreyi dereye yuvarlayarak zarar verdiğinin iddia edildiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, oğlu ve gelinine karşı gerçekleştirdiği anlaşılan mala zarar verme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; 5237 sayılı TCK'nın 167/1-b. maddesi gereğince atılı suçun üstsoy veya altsoy veya bu derecede kayın hısımlarından birinin zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmayacağı şeklindeki düzenleme nedeniyle sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun CMUK’nın 322. maddesine göre yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından mahkûmiyete ilişkin kısımların çıkarılarak yerine “Sanığın atılı suçu oğlu ve gelinine karşı işlemiş olması nedeniyle TCK'nın 167/1-b ve CMK'nın 223/4-b maddeleri uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına” ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy