Tebliğname No : 15 - 2013/183421
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/12/2010
NUMARASI : 2009/489 (E) ve 2010/386 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müşteki N.. Ö..'ın, cezaevinde yatan ağabeyini ziyarete gittiğinde H.... isimli bayan aracılığıyla sanıkla tanıştığı, sanığın kendini müştekiye nakliyeci olarak tanıtıp çevresinin olduğunu söyleyerek iş bulabileceğini söylediği, müşteki N.... sanığa güven duyması nedeniyle annesi R..... ile tanıştırdığı, sanığın müşteki R...... de kendisini M... Na.... Ş....n sahibi olduğunu, 30 adet tırının bulunduğunu belirterek kendisine ve kızına iş bulabileceğini söylediği, yine müşteki N..... durumunun iyi olduğunu söyleyerek “sana hesap açtırayım ve senin hesabına 1000 TL para yatırayım sende kullan” dediği, daha sonra müştekilere sürücü belgesi ve klima alacağını söyleyerek değişik tarihlerde müşteki .... 750 TL para aldığı, akabinde müşteki Neslin adına açtırılan hesaba ilişkin kartı alarak kullanmaya başladığı, ancak sanığın müştekileri herhangi bir işe sokmadığı, sürücü belgesi ve klimayı da almadığı, yine sanığın müşteki N.. S.. ile tanışarak arkadaşlık kurduğu, kendini müştekiye Mersinde nakliyat firmasının ve Ç.... G...... isimli işyerinin sahibi olarak tanıtarak müştekiyle evlenmek istediğini söylediği, akabinde araba alacağını, nakit paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek müştekiden kendi adına kredi çekmesini istediği, müşteki Naime'nin de sanığa inanarak A... F...... 4000 TL .....çekerek sanığa verdiği, ancak sanığın kredi borcunu ödememesi üzerine müştekinin babası olan tanık M.. S..'ın bu borcu ödediği, daha sonra sanığın gümrükten araba çıkaracığını söyleyerek müştekiden nakit para ve banka kartlarını istediği, müştekinin de yine sanığa 1500 TL ile banka kartlarını verdiği, bu şekilde sanığın hileli hareketlerde bulunarak müştekilerden haksız menfaat temin etmek suretiyle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, müşteki ile tanık ifadesi, ......... ve tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal ederek, anne-kız olan müştekiler R..... ve N.. Ö.. ile diğer müşteki N.. S..'dan değişik zamanlarda birden fazla kez menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi hususu aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 24.11.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy