MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ile katılanın arasında araç park yeri konusunda husumet bulunduğu, katılanın daha önce de aracına zarar verilmesi nedeni ile evinin balkonuna kamera yerleştirdiği, olay sabahında aracını çalıştırdığında sol ön lastiğinin inik olduğunu fark etmesi üzerine kamera kayıtlarını incelediğinde sanığın kendi aracı ile ilgileniyormuş gibi yaparak aracının sol ön lastiğini kestiğini iddia ettiği somut olayda; adliyede bilgi işlem şefi olarak çalışan ... 'nın bilirkişi olarak tayin edildiği, alınan raporda; sanığın katılanın aracının yanında park halinde olan kendi aracının sağ ön kapısından içeriye doğru yöneldiği, 50 saniye boyunca yönü kendi aracında olmak üzere kaldığı, katılanın aracına yönelik herhangi bir eyleminin olmadığı belirtilip aracın sol ön lastiği kesilmesine rağmen sağ ön lastiğinin kesildiğine dair herhangi bir görüntüye rastlanmadığı bildirilmiş ise de CD görüntülerinin tamamı incelenip, katılanın aracını park ettiği zaman diliminden, yeniden aracını çalıştırdığı zaman dilimine kadar geçen sürede sanıktan başka birisinin araca yaklaşıp yaklaşmadığını da belirtecek şekilde emniyet müdürlüğü foto film şubesinden alanında uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespitinin gerektiği gözetilmeden yetersiz ve eksik bilirkişi raporu ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.