Mala zarar yerme suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., Durmuş Kabakçı, ... ve ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2011 tarihli ve 2008/398 esas, 2011/482 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/06/2013 gün ve 2013/10020/38526 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/07/2013 gün ve 2013/232478 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Karar tarihinde yürürlükte olan 14/04/2011 tarihli ve 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile ekli 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca kesin mahiyette olduğu düşünülen söz konusu karara yönelik yapılan incelemede;
Sanıkların mala zarar verme olarak tespit edilen eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan para cezası seçilmek suretiyle 4 ay karşılığı 120 gün adli para cezası üzerinden hesaplama yapılarak sonuçta 2.000,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmiş ise de; kararın gerekçe bölümünde asgari hadden uzaklaşıldığına ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi hüküm kısmında da cezanın alt sınırdan tayin edildiğinin belirtilmiş bulunulması karşısında, 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki haliyle para cezasının seçimi durumunda 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca temel ceza olarak tespit edilecek 5 gün sayısı üzerinden öncelikle aynı Kanun'un 61/8. maddesi gereğince indirim yapılması ve belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle hesaplanacak adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece sanıklar hakkında TCK'nın 151/1, 62 ve 52 maddeleri uyarınca 2.000. TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin kurulan ve Yargıtay temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen 01/11/2011 tarihli 2008/398 esas, 2011/482 karar sayılı mahkumiyet hükmünün bozulmasına dair, 2012/177180 sayılı KYB istemi üzerine dairemizce 2012/12094-42603 sayı ve 03/10/2012 tarihinde, hükmün bozularak sanıkların bozma doğrultusunda TCK'nın 151/1, 62 ve 52/2 maddeleri uyarınca 80. TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hüküm kurulmuş, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/11/2011 gün ve 2012/18144 sayı ile itirazı üzerine bu defa dairemizce 2012/18144-45873 sayı ve 19/12/2012 tarihinde, itirazın kabulü ile dairemizin 03/12/2012 gün ve 2012/12094-42603 sayılı kararının kaldırılmasına ve itiraz doğrultusundaki kabule göre de Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2011 tarih, 2008/398 esas, 2011/482 sayılı kararının bozulması isteminin reddine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bu defa aynı mahkeme kararının yeniden bozulması istenilmekle, esasen, dairemizce itiraz üzerine verilen 19/12/2012 tarihli kararın değiştirilerek karara konu hükmün bozulması talebinin, dairemiz kararının bozulmasına yönelik bulunduğunun değerlendirildiği,
CMK'nın 309/1 maddesine göre, hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulabileceği, Yargıtay kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurma olanağı bulunmadığı, bu kararlara karşı CMK'nın 308. maddesi gereğince itiraz yoluna başvurulabileceğinden, dairemizin 2012/18144-45873 sayı ve 19/12/2012 tarihli kararına karşı bozma isteminin REDDİNE, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy