MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; ... tarafından... ilçesi... Köyü'nde yürütülen mera ıslah projesi kapsamında 36/B ve 60 nolu parsellerin beton direk ve dikenli tel ile çevrildiği, sanıklar ... ve ...'ın, daha önceden kullandıkları arazilerinin mera arazisi içinde kaldığı ve ekili durumda bulunduğu, sanıkların bu ürünlerini almak için bu dikilen beton direkleri kırıp telleri koparmak suretiyle kamu malına zarar verdiklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıkların aşamalardaki çelişkili beyanları, tutanak tanığı ... sanıkların, mera içerisine domates, biber vs. ektiklerini ve bunları almak için içeri girdiklerini açıklaması karşısında; atılı suçun kast unsurunun tartışılmaması yönündeki tebliğname görüşüne, ayrıca; temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesine rağmen 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesine göre tayin edilen denetim süresinin üç yıl olarak belirlenmesi yasal ve yerinde olduğundan bu yöndeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/4 maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık için, aynı Kanun'un 53/1 maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasında ki 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin tatbikine ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
A-TCK 58/4 maddesi ...Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz hükmü karşısında sanıklardan ...'ın sabıka kaydındaki yabancı ülkeden aldığı sabıka kaydının suç tipi ve ceza sonucu araştırılarak tekerrüre esas olup olmadığı belirlenmeden hüküm kurulması,
b-5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık için, aynı Kanunun 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy