MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hükümlü veya tutukluların ayaklanması
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemin hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan verilen beraat hükmü ile sınırlı olduğu belirlenerek; suça sürüklenen çocuklardan ..., ..., ..., ... ve ... haklarında hükümlü veya tutukluların kaçması ve kamu malına zarar verme suçlarından; ... hakkında ise yalnızca hükümlü veya tutukluların kaçması suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocukların el işini tamamlamak için yardım istedikleri ceza infaz koruma memurunun kendilerine hakaret etmesine kızarak fikir ve eylem birliği içerisinde önce kaldıkları koğuşun demir merdiven korkuluğunu kırdıkları, daha sonra bu demir vasıtasıyla koğuştan havalandırma bölümüne açılan kapının kilidini kırarak havalandırma bölümüne çıkmaya çalıştıkları sırada suça sürüklenen çocuk ...’nin ilk başta tüm eylemlere katılmasına rağmen nedeni bilinmeyen bir sebepten dolayı koğuşun kapısından attığı notun görevlilerce fark edilmesi üzerine görevlilerin koğuşa gelerek isyanı başlamadan bitirdiklerinin iddia edildiği olayda;
1-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamına ve sanıkların aksi ispatlanamayan savunmalarına göre, el işini tamamlamak için infaz koruma memurundan yardım isteme taleplerine karşılık cezaevi görevlisinin hakareti üzerine koğuşun demir merdiven korkuluğu ile havalandırma bölümüne açılan kapının kilidini kırmaları şeklinde kabul edilen eylemlerinin cezaevi idaresine mani olma amacına yönelik olmayıp, ani gelişen bir tepki niteliğinde olduğu ve bu nedenle TCK'nın 296/1. maddesinde düzenlenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Kararda suça sürüklenen çocuk ... müdafii olarak Avukat ... yerine, ...’nin isminin sehven gösterilmesi mahallinde düzeltilebileceğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
...Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Merdiven korkuluğu ile kapı kilidini kırmaya yönelik eylemlerinin ise kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)5237 sayılı TCK’nın malvarlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen 168. maddesinde, failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmî geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşaması dikkate alınarak ceza indirimi öngörülmüş, öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı kanunun .../1. maddesinde hapis cezasına seçenek yaptırımlar arasında gösterilmiş ise de, yasal bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbirine dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, böyle bir uygulamanın mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanırken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık veya sanıklar aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı gözetilmeyerek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma imkânı bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında ayrıca mala zarar verme suçundan verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın .../1. maddesi uyarınca mağdurun uğradığı zararın giderilmesi tedbirine dönüştürülmesi,
b)5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un .... maddesinin 4. fıkrasında, “Çocuklar hakkında hükmedilen; adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin olanaklı olmadığı, bu hükmün uyulmayan diğer tedbir hükümleri açısından da uygulanacağı ve tedbire uyulmaması halinde TCK'nın .... maddesinde öngörülen başka tedbirlere çevrileceğinin gözetilmemesi,
c)Suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan hüküm kurulurken, TCK’nın 152. maddesinin “1-a” bendi yerine, “...a” bendinin gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un ...1. maddesine istinaden uygulanması gereken ... sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy