MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : 5237 Sayılı TCK'nın 158/1-f-son, 62/1, 52/4, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, keşidecisi..... cihazları Pazarlama Ltd Şti olan... nolu hamiline yazılı 05.12.2008 keşide tarihli ve 8.400 TL bedelli çekin 12.12.2008 tarihinde bankaya ibraz edildiğinde, verilen ödemeden men talimatı nedeniyle çek bedelinin ödenmediği, çekin arkasında sanık ... ve .... isimli şahısların cirolarının ve imzalarının olduğu, ... isimli kişinin çeki katılan ... adına bankaya ibraz eden kişi olduğu ,dava konusu çekin ön yüzünde keşideci olarak ... Ltd Şti'nin yetkilisinin imzasının olduğu ve bu çekin çalıntı yoluyla ele geçirildiğinin anlaşıldığı bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunun işlediği iddia edilen olayda;
Dosya kapsamında, sanığın suça konu çeki önceden doğan borç nedeniyle katılana verdiğini ifade ettiği, katılan da sanıktan alacağına yönelik olarak bu çeki aldığını beyan etmiş olması karşısında, Yargıtay C.G.K'nın 03.03.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı belirtildiğinden, sanığın üzerine atılı suçtan beraati yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy