(5237 S. K. m. 53, 58, 158)
Dava ve Karar: Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık H....., katılanı A... D...... adına kayıtlı cep telefonundan arayarak doğal kayrak taşı sattığını söyledikten bir müddet sonra bu kez kendisini Ö.... M.... K.... olarak tanıtan bir kişinin kendisine kayra taşı lazım olduğunu belirtmesi üzerine katılanın sanığı arayıp siparişte bulunması nedeniyle aralarındaki anlaşma gereğince sanık adına kayıtlı A..... M.... Ş...... bulunan hesabına 1.000,00 TL para gönderdiği, sanığın da bu parayı çekerek kullandığı ve ortaklıktan kaybolduğu anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış olup; hükmolunan hapis cezasının kanuni bir sonucu olan TCKnın 53. maddesinin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sonuç: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yeterli delil bulunmadığına ve aradaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna dair sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy