MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 158/1-f-h-son, 52/2-4, 62 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyete ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların ortak oldukları, şirketi temsile sanık ...’ın yetkili olduğu, olay tarihinde sanıkların katılandan almış bulundukları mal karşılığında katılana suça konu çeki verdikleri, ancak söz konusu çeki sanık ...'ın şirketi temsile yetkisinin bulunmadığı halde keşide ettiği, sonrasında katılan tarafından çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığı, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda,sanık ...'nun alınan beyanında söz konusu şirket adına çek keşide etmeye yönelik diğer sanık ...'na muvafakat verdiğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, suça konu çek hakkında ilgili bankaya ödemeden men talimatının hangi tarihte ve kim tarafından verildiği, sanık ...'nun daha önceden bu şekilde keşide ettiği çekler olup olmadığının tespiti eğer var ise akıbetlerinin araştırılması, sanıklar hakkında başkaca bu şekilde açılan davalar bulunup bulunmadığının araştırılması sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri verilmesi,
Kabule göre de,
TCK 158/1-son uyarınca, sonuç adli para cezası belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından, infazda tereddüt oluşturacak şekilde doğrudan haksız elde olunan yararın iki katı esas alınmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 16.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.