MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçinin eşinin vefat etmesi nedeniyle yeniden evlenmek istediği ve aracılar vasıtasıyla Osmaniye'de ikamet eden sanık ile tanışarak sanığa evlenme teklif ettiği, sanığın, şikayetçiye kendisine ait evinin bulunup bulunmadığını sorduğu, şikayetçinin de Adıyaman'da evinin bulunduğunu söylemesi üzerine birlikte Adıyaman'a gittikleri, sanığın şikayetçinin evine baktığı ve daha sonra, başka biriyle resmi olarak evli olmasına rağmen şikayetçinin evlenme teklifini kabul ettiği ve Osmaniye'de bulunan eşyalarını toplaması gerektiğini söyleyerek şikayetçinin yanından ayrıldığı, birkaç gün sonra şikayetçiyi telefonla arayarak birtakım borçları bulunduğunu, bu borçlarını kapatması için kendisine para göndermesini istediği ve borçlarını ödedikten sonra Adıyaman'a geleceğini söylediği, bunun üzerine şikayetçinin sanığa 27/12/2010 tarihinde PTT aracılığıyla 500 TL para gönderdiği, 28/12/2010 tarihinde sanığın Adıyaman'a gittiği ve evlenmek için şikayetçiden altın istediği, sanığın bu talebi üzerine şikayetçinin sanığa 5.490 TL tutarında altın aldığı, 31/12/2010 tarihinde sanığın şikayetçiye Mersin'de bulunan kızının sıkıntılı bir hamilelik dönemi geçirdiğini belirterek Mersin'e gitmesi gerektiğini söylediği ve şikayetçiden 500 TL para alarak birkaç gün içerisinde geleceğini söyleyip altınları da alarak şikayetçinin yanından ayrıldığı, sanığın birkaç gün içerisinde gelmemesi üzerine şikayetçinin sanığı aradığı, sanığın da birkaç güne kadar geleceğini söyleyerek kendisine 600 TL para göndermesini istediği, bunun üzerine şikayetçinin durumdan şüphelenerek parayı göndermediği ve 04/01/2010 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek sanık hakkında şikayetçi olduğu, sanığın ise aynı tarihte fuhuşa özendirme ve fuhuş için başkasına kadın tedarik etme suçları nedeniyle hakkında çıkarılan yakalamalı tutuklama kararı doğrultusunda Isparta 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/7 Değişik İş sayılı kararı ile tutuklandığı, bu suç nedeniyle 03/02/2011 tarihinde Adıyaman E Tipi Kapalı Cezaevi Kurumu'na nakledildiği, 22/02/2011 tarihinde ise tahliye edildiği, cezaevinden tahliye edilmesinin ardından şikayetçinin evine gittiği, kendisine taktığı altınları Isparta'da bulunan gelinine bıraktığını söylerek, bu altınları alıp yanına gelmesi için ve ayrıca yapacağı birtakim masraflar için şikayetçiden 1.500 TL para daha istemesi üzerine şikayetçinin oğlunun telefonla polise haber verdiği, şikayetçinin ikametine giden polislerin sanığı yakaladıkları anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiş; tayin olunan cezanın, sanığın eyleminin ağırlığı ile orantılı olduğu düşünülmekle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy