MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkeme kararında, uygulama maddesi olarak TCK'nın 151/2 maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 151/1. maddesinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece TCK'nın 151/1. maddesi yazılmış ise de bu eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, kendisine ait taşınmazda traktörle çalışırken, katılana ait hayvanların tarlasına girdiğini iddia ederek traktörü hayvanların üzerine sürmek suretiyle bir hayvanın yaralanmasına, bir hayvanın da ölmesine neden olduğu, böylece mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ve katılan beyanları, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/06/2011 tarih ve 2011/1-24 Esas, 2011/124 Karar sayılı kararına göre, failin haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ederek bir suç işlemesinin haksız tahrik olduğu, bu durumda failin suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında yarattığı karışıklığın sonucu olarak suç işlemeye yöneldiği, buna göre; sanığa ait taşınmaza katılanın hayvanların girdiğine veya girip de zarar verdiğine dair hiçbir delil bulunmadığı, bu anlamda katılanın haksız bir eyleminin tespit edilemediği dikkate alınarak, haksız tahrik koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, TCK'nın 29. maddesi gereğince indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmiş ise de, karşı temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 08/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy