MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK'nın 155/2, 62, 52/2, 53.maddeleri uyarınca mahkumiyet
Nitelikli güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyete ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın soruşturma evresinde 26.02.2009 tarihinde verdiği ifadesinde "...kiraladığımız makinanın dört taksitini yanlışlıkla ... isimli şirkete yatırmışım... dekontları .... ibraz edebilirim... şikayetçi şirketle aramızda bir sorun kalmamıştır...." şeklindeki anlatımı ile 04.11.2010 tarihli duruşmada "....karşı tarafın avukatı ile görüştüm aramızdaki anlaşma gereğince borçlarımı da ödedim .... Yapmış olduğumuz yeni sözleşme örneğini ve avukat ...'un tarafıma vermiş olduğu yazıyı ibraz edeceğim..." şeklindeki beyanı ve katılan şirket vekilinin 15.03.2012 havale tarihli "şikayetten vazgeçme" konulu dilekçesi ve kiralamaya konu makinanın proforma faturasının .....A.Ş'ye ait olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi ve sanığın suç kastının tespitine yönelik olarak; katılan şirket adına vekilinin 22.07.2011 tarihinde istinabe yoluyla alınan beyanı ile yetinilmeyip, tarafların anlaşma ve zararın giderilmesi durumunun ve savunma da belirtildiği gibi kira borcu taksitlerinin .....A.Ş hesaplarına yatırılıp yatırılmadığının araştırılması varsa belgelerinin getirtilmesi, sonuca göre suç kastının ve sanık hakkında TCK'nın 168. ve CMK'nın 231.maddesinin uygulanabilirliğinin karar yerinde tartışılması gerekirken eksik soruşturma ve kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/02/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy