MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik
.
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, eylemleri arasına giren sürenin uzunluğu göz önünde bulundurularak ve yeni bir suç işleme kararı ile hareket ettiği değerlendirilerek nitelikli dolandırıcılığa ilişkin iki ayrı suç oluşacağından bahisle hüküm kurulması gerekirken sanığın eyleminin teselsül ettiği gerekçesiyle TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca artırım yapılarak cezalandırılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın ilk olarak 2006 yılında katılan aleyhine suça konu senedi ile ilgili olarak icra takibi başlattığı, katılan tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine sanığın takipten vazgeçtiğini belirttiği, davanın takipsiz bırakılması ile açılmamış sayıldığı, bunun üzerine 2011 tarihinde sanık tarafından senedin takibinin yenilendiği, suça konu senet üzerinde yapılan incelemede imzaların katılanın eli ürünü olmadığının belirlendiği, sanığın alınan savunmalarında senedin müşteki tarafından yanında imzalandığı hususunda gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılmakla, dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği gerekçesiyle sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bilirkişi raporu ve senede ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 17.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy