MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın ...ye ait fabrikada kantar sorumlusu olarak çalıştığı, fabrikaya işlenmek için getirilen elma ve domateslerin işlendikten sonra posalarının çıktığı, söz konusu bu posaların ücret karşılığında çevrede bulunan çiftçilere firma tarafından satıldığı, satış sırasında posa almak için gelen aracın ilk tartımının yapıldığı, yüklemeden sonra tekrar tartılarak aldığı posa miktarının belirlendiği ve buna göre ücretin tespit edildiği, sanığın ise aynı firmada muhasebeci olarak görev yapan temyiz dışı sanık ... ile eylem ve fikir birliği içinde, 2003 ve 2006 yılları arasında, çiftçilere elma ve domates posası satılması sonucu düzenlenen kantar fişlerini ve kayıtlarını bilgisayardan sildiği, çiftçi tarafından peşin ödenmiş olan 4.590,55 TL posa parasını firmaya vermeyerek kendisine mal edindiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın teftiş kurulu raporunu hazırlayan müfettiş ...ye vermiş olduğu beyanında üzerine atılı eylemi kabul ettiği ayrıca yine aynı raporda yazılı olarak da firmayı zarara uğrattığını kabul ettiği anlaşılmakla, sanık, tanık beyanları ile dosyada bulunan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, mahkemenin sanık hakkında verdiği mahkûmiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ''120 gün'', ''150 gün'', “125 gün” ve ''2500 TL'' adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla '' 5 gün '', ''6 gün'', “5 gün” '' 100 TL '' adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy