MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılan ...'in işlettiği ... isimli işyerine gelerek kendisini kardeşi olan katılan ...'nın gönderdiğini, daha önceden yapılan bir iş nedeniyle katılan ...'e borcu olduğunu, kendisinin de ...'in oğlu olduğunu söyleyip katılan ...'te güven tesis ettiği, akabinde işyerinde bulunan ankastre ocağı pazarlık yaparak 550 TL bedelle satın alıp, parasını akşam getireceğini söylediği, sanığın söylediklerine inanan katılanın suça konu ocağı sanığa verdiği, daha sonra sanığın sözkonusu ocağın parasını ödemediği gibi suça konu eşyayı tanık ... isimli arkadaşına sattığı, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın, katılan ...'in işyerine gelerek gerçek olmadığı halde katılan ...'nın kendisini gönderdiğini ve haberi olduğunu söylemesi ve yine katılan ...'in tanıdığı olan annesi ...'in ismini vererek güven telkin etmesi, daha sonra akşam parasını getireceğini söyleyerek sözkonusu ocağı alıp götürdükten sonra parasını ödemeden aynı gün tanık ...'ya satması karşısında, eylemin subüta erdiği ve sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, taraflar arasındaki ihtilafın alacak – borç kapsamında hukuki nitelikte bulunduğu belirtilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy