MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanığın beraatına ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılanın kiracısı olduğu ve katılandan kırdırıp paraya dönüştürmek üzere boş bir senet aldığı, sonrasında söz konusu senedi takibe koyacağını bildirerek katılandan 3.000 TL istediği, katılanın da sanığa bu senet nedeniyle 3.000 TL ödediği, ancak sanığın buna rağmen söz konusu senedi katılana iade etmeyerek, 25/08/2011 tarihli ve 150.000 TL bedelli olarak doldurup ..... Müdürlüğü'nde icra takibine koyduğu, bu şekilde bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 24.03.1989 gün ve 1988/1-2 sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; katılan tarafından imzalanıp verilen suça konu açığa imzalı senedin aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının, yazılı belge ile kanıtlanacağı, ayrıca sanığın bu senedi peşin ödediği kira ücretine karşılık alıp icraya koyduğu şeklindeki savunmasının aksinin yazılı belge ile ispat edilemediği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğu anlaşılmakla; sanığın yasal unsurları itibariyle oluşmayan bedelsiz senedi kullanma suçundan beraatına dair hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonucunda, yüklenen suçlun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluştuğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, 01/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy