MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatına ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
....... ikamet eden ve burada arazileri bulunan sanığın, vefat eden kardeşleri ...... ve ..... yerlerine muvaffakatname-1 belgesine sahte olarak imza atarak, kullanma yetkisini almadığı tapularla 2008 yılında usulsüz olarak beyanda bulunmak suretiyle mazot ve kimyevi gübre desteğinden yararlandığı, bu şekilde kamu kurum ve kuruluşları zararına haksız olarak menfaat temin ettiği iddia edilen olayda; sanığın bildirimde bulunduğu arazilerden 176 ada 70 parselde kayıtlı olanın 1/3 hissesinin kendisine ait olup, kalan 2/3 hissesinin ise 1/3 ve 1/3 olacak şekilde kardeşleri olan ...... ve ...... adına kayıtlı olduğu, suça konu muvafakatnamenin ..... dosyasıyla birlikte sunulduğu, aynı dosya içerisinde sunulan tapu kaydında açıkça muvakafat veren kişiler olan ........ ölü olduklarının yazılı bulunduğu, bu haliyle sanığın dolandırıcılık suçunun oluşmasını sağlayacak hileli bir davranışından bahsetmenin mümkün olmadığı,....... yetkililerinin herhangi bir araştırma yapmaksızın, ... dosyasındaki belgelere bakmaları halinde dahi muvafakat veren kişilerin ölü olduklarını, bu haliyle de herhangi bir belge düzenleyemeyeceklerini kolaylıkla görebilecekleri, bu nedenle sanığa atılı kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluştuğundan bahsetmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve atılı suçun sübut bulduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, 30/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy